Bu Çocuk Niye Bu Kadar Sorumsuz

Bu Çocuk Niye Bu Kadar Sorumsuz

Danışan olarak gelen anne babaların çoğunun ortak serzenişdir, sorumsuzluk. Sizi buraya getiren neden nedir diye sorulan her sorunun ardından, çocuğunun çok sorumsuz olduğu ile ilgili cümleler ve yakarışlar kendini gösterir.

“… Hocam, kendi başına hiçbir şey yapmıyor, hep beni bekliyor. Kendisi derse başlamıyor; ben başlamazsam ödevini yapmaz. Çok dağınık; kitaplarını, çantasını toplamaz. Okuldan gelince çantasını, formasını bir yana fırlatıyor... Arkasından kırığını döküğünü ben topluyorum…”

Yine, bir görüşmenin başlangıcından alınan bu konuşmada günlük hayatta sık sık karşılaştığımız şikâyetlerden…

Sorun ne? Sorun, sorumluluk duygusu…

Çocukla ilgili tüm şikâyetler sıralandıktan sonra, “peki çözüm ne hocam?” diye sorulmaktadır.

Çözüm, anne baba ve yetişkinlerde elbette.

Sorumluluk, kendimize ve çevremize karşı görevlerimizi ve yükümlülüklerimizi zamanında yerine getirme zorunluluğu anlamına gelir. Sorumluluk bilinci oluşumunda en büyük rol, çocuk gelişiminde her basamakta olduğu gibi bu noktada da anne-babadadır. Aile içinde başlayan sorumluluk gelişimi, çocukların sosyalleşmesi ile birlikte girilen tüm ortamlarda devam eder.

Sorumluluk, erken çocukluk döneminden itibaren kazandırılması gereken bir görevdir. Bu işe çocuğun yaşına, cinsiyetine ve gelişim düzeyine uygun görevler vermekle başlamak gerekir. İki buçuk yaşındaki bir çocuğun döke döke yemeğini yemesine izin verilmelidir, kendi üstünü ve etrafı kirletse de. Ya da kendi oyuncaklarını toplaması için çeşitli yönergeler verilmelidir. Çocuk bunları yaparken cesaretlendirilmelidir. Bu uygun ortam, destekleme ve cesaret, çocuğun kendine olan güvenini sağlayacak, kendi başına iş yapma zevkini verecek, çocuk zamanla sorumluluk kazanacaktır.

Sorumluk kazanımı hemen olmaz. Sorumluluk becerisinin gelişiminde unutulmaması gereken; sorumluluk kazanımının bir anda olmayacağı, uzun ve sağlam adımlarla ilerlenmesi gereken bir kazanım olduğudur. Bir beceriyi ne kadar çok pratik etme şansınız olursa, o alanda kendinizi o kadar çok geliştirebilirsiniz. Bu nedenle çocuğunuzun bunları yapmasına fırsat vermek, her yaptığında bu davranışı beğendiğinizi sözel pekiştirenlerle fark ettirmek (“Süper, yemeğini kendin yedin, harikasın.” gibi) ve çocuğunuzu bu becerileri sergilemesi için teşvik etmek çok önemlidir. Çocukların, başardıklarını ve çevreden takdir gördüklerini fark ettikçe kendilerine olan güven düzeylerinde artış görülür. 

Tam tersine her şeyi anne babalar ve yetişkinler tarafından yapılan çocuklar, cesaretsiz olur. Kendine güvenleri olmaz; kendi başlarına iş yapamazlar ve bir işe girişemezler. Cesaretleri olmadığı için sorumluluk almazlar. Hep birilerinin başlamalarını, yönerge vermelerini beklerler. Mesela bazı anne babalar çocuklarının ödevini öğretmenden alma hatta ödevini evde yapma gibi yanlışlara düşerler. Ödevini almayan ya da yapmayan çocuğunuz bırakın bunun sonuçlarına katlansın ve böylece sorumluluğunu alması gerektiği bilincine varsın.

Çocuğun üzerine titremek, onu korumak, onu kanatlarının altında büyütmek, yerine göre kendi sorumluluğu veya sorunuyla baş başa bırakmamak çocuğa zarar verir. Benlik saygısının tohumları, sorumluluk verilirse gelişir. Benlik saygısı gelişmiş, kendine güvenen çocuklarda aynı zamanda sorumluluk duygusu da gelişmektedir.

Aşırı koruyucu ebeveynlerin çocuklarının kendine güvenleri az olduğu gibi bu çocukların sorumluluk duyguları da zayıftır. Çünki bu anne babalar, çocuklarının her şeyini kendileri yaparlar. Yemeğini kendileri yedirirler, oyuncaklarını ve odalarını kendileri toplarlar. Hatta bazı uç vakalarda çocuğun tuvalete gitme zamanı bile ebeveynler tarafından belirlenmektedir. Sonuçta, her şeyi anne babası tarafından yapılan çocuk korkak, kendine güvensiz ve sorumluğunu almayan bir birey olup çıkmaktadır.

Eğer çocuğunuzun sorumsuz olmasını istiyorsanız:

Çocuğun yaptığı kabul edilemez davranışları sürekli hoş görün. Çocuğun hatalarının bedelini siz ödeyin. Çocuğun adına yalan söyleyin. Hep mazeret üretin. “Benim çocuğum hata yapmaz” deyin. “Benim çocuğum zayıf almaz” deyin.  Çocuğunuzun ödevini siz yapın. Dağıttığı oda ve oyuncaklarını siz toplayın. Evde sık sık kavga edin. Çocuğa şiddet uygulayın

Çocuğunuzun kendi kendine yeten bir birey olmasını istiyorsanız:

Görev ve sorumluluklarıyla onu baş başa bırakın. Ona yaşına ve yerine göre cinsiyetine uygun sorumluluklar verin. Onun seçim yapmasına, karar vermesine izin verin ve cesaretlendirin. Çabasını destekleyin. Onun adına düşünmek yerine, kendi başına düşünmesini sağlayın. Onun sorununu çözmektense, kendi sorununu çözmesine fırsat verin. Onlara model olun. Yapmasını istediğiniz davranış ve görevleri önce kendiniz yapın. Sabırlı ve destekleyici olun. Sorumluluk kazanımı, yavaş gelişen bir kazanım alanıdır.

Bir şeyi unutmayın, çocuklarınız sizin aynanızdır…

2 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ