Korona Psikolojik Savaş mı?

Korona Psikolojik Savaş mı?

Sahi musibetler niçin vardı? Rabbim çeşitli musibetlerle aslında, bizi kendimize gelmemiz için uyarıyor. Ancak biz Rabbimin bu uyarılarına gereği gibi cevap veriyor muyuz?

Korona virüs... Önce, biyolojik savaş aracı olarak kullanılıyor, denildi. Ancak gelinen noktaya baktığımızda psikolojik sonuçları çok daha vahim.

Şunu net olarak söyleyebilir ki korona virüsü enfeksiyonunun yaygınlığı ve ortaya çıkan son durum bir psikolojik savaşın aracı olarak kullanıldığını gösteriyor.

Korona virüsü çok hızlı yayılan bir virüs. Ancak hızlı yayılsa da ölüm oranı benzerlerine göre çok düşük.

Koronadan ölenlerin sayısı dört bin civarı. Bu rakam aslında diğer birçok salgının sebep olduğu ölümlerden daha az.  ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi’nin yayınladığı rapora göre korona virüsten çok İnfluenza (grip) kaynaklı ölümler daha fazla. 2019 Kasım ayından 18 Ocak 2020 tarihine kadar Amerika’da on beş milyon kişi İnfluenza (grip) olmuş. Bu rapora göre, bu hastaların sekiz bin civarısı ölmüş.  Bu sayı şu an tüm dünyada korona virüsten ölen kişi sayısından daha fazla. Yani sadece ABD’de dünyada koronadan ölen insan sayısının yaklaşık üç katı insan ölmüş. Kimse bundan söz etmiyor, panik yok…

Şimdi denilebilir mi ki korona virüs psikolojik savaş için kullanılmıyor.

Son 15 yılda dünyada birçok genel enfeksiyon geçirildi. Mesela sars virüsün ölümcüllük oranı yüzde on dokuzlarda idi. Mers enfeksiyonunun ölüm oranı ise çok daha yüksekti; yüzde altmışlarda idi. Ancak bu iki virüsün yayılma oranı yavaş idi. Korona virüs ise çok hızlı yayılıyor. Ölüm oranı az önce söylediğim enfeksiyonlar gibi olsaydı gerçekten felaket olurdu.

Elbette şunu net olarak ifade etmek gerekiyor; tedbir alınmak zorunda. Korona virüs kaynaklı enfeksiyon ciddiye alınması gereken bir salgın. Tedbir alınması gereken bir durumdur ancak benzerlerinde hatta hiç dikkate almadığımız diğer örneklerinden çok daha tehlikeli değil.

Korona virüs dünyada da ülkemizde de psikolojik bir araç olarak kullanıldı ve kullanılıyor. Algı operasyonlarıyla toplumlarda huzursuzluk, kargaşa, kaos çıkartarak birtakım hedeflere ulaşmak isteyenler var.

Dünyada devletler birbirine üstünlük sağlamak için kullandılar. Enfeksiyon ilk önce Çin’de ortaya çıktığı için bu devletin zayıflaması için bu virüs ile ilgili propagandalar yapıldı.

Maalesef bu virüs salgını her durumda, her fırsatta olduğu gibi ülkemizde kullanıldı ve kullanılıyor. Alakasız zamlar yapıldı. Bazı ürünlerde fiyatlar insafsızca yükseltildi. Üç liralık maskelerin fiyatları astronomik olarak yükseltildi. Bazı online satış sitelerinde bazı gıdalar normal fiyattan onlarca kat fiyatla satışa sunuldu. Sosyal medyada her gün korona virüs ile ilgili korku pompalanmaktadır.

Aslında fiyat yükseltmeleri ve sosyal medyada yapılan paylaşımlar toplumsal mühendisliğin sonuçları. Korona virüs kullanılarak toplumda korku ve kaos oluşturmak istenmektedir. Bu tür toplumsal mühendisliklere itibar edilmemesi gerekiyor.

Korona virüs salgını da bizlere gösterdi ki her zaman bireysel ve toplumsal tedbirler baştan alınmalıdır. Hastalıkların ve tabiat afetlerinin gelmesi beklenmeden önlemler alınmalı…

Bu salgının belli bir tedavisi yoktur. Virüsü kapanların çoğu hastalığı çok hafif bir şekilde atlatmaktadır. Hatta kimisi farkına bile varmaktadır; bilinen grip olduğunu sanmaktadır.

Bu virüs basite alınacak bir virüs değil. Ancak basit önlemlerle bu virüsün önüne geçilebilir.

Virüsü kapmış kişilerle yakın temastan kaçının.

El temizliğine önem verin. Ellerinizi sık aralıklarla en az 20 saniye su ve sabun ile yıkayın. Dışarıdan eve gelince ellerinizi yıkama alışkanlığınız olsun.

Çiftlik veya vahşi hayvanlarla korumasız temas etmeyin.

Grip ve nezle olduğunuzda diğer insanlarla mesafeyi koruyun. Öksürürken, hapşırırken tek kullanımlık kâğıt mendiller ile ağzınızı kapatın ya da kolunuzun iç kısmını kullanın.

Ellerinizi yıkamadan ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmayın.

Enfekte olan kişilerin dokunduğu yüzeyleri temizleyin.

Et, yumurta gibi hayvansal gıdaları tam pişirin.

Hasta kişiler, vücut savunma sistemi zayıf olan kişiler kalabalık ortamlara çok fazla girmemeli; girmek zorunda ise maske önlemini almalıdır.

Beslenmede hazır, işlenmiş gıda kullanmayın. Doğal gıdalara yönelin. Doğal gıdalar vücut savunma sistemini güçlendirir. Doğal gıdalarla ve ev yemekleriyle beslenmeyi vücut sağlınız için önemseyin.

Amacım ne bu virüsü hafife almak ne de korku vermektir. Bilgili olalım, bilinçli olalım, ülkemize sahip çıkalım, sağlığımıza dikkat edelim; haksız kazançlara ve toplumsal mühendisliklere karşı çıkalım.

Saygı ve selamlarımla…

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ