Mutluluğum Başarıma Bağlı” Sonucu

Mutluluğum Başarıma Bağlı” Sonucu

Sabah odama yeni girmiş tam yerime oturacaktım ki bir öğrenci ağlayarak odama girdi.

“Hocam ne olur bana yardım edin. Kaç alırsam alayım anneme beğendiremiyorum. Doksan iki aldım, niye notun düştü diyor. Eskiden böyle değildi…. Şimdi kimse beni sevmiyor… “

Neden sevilmediğini düşündüğünü sorduğumda:

“Biliyorum ben, notlarımdan dolayı. Düşük not alınca sevilmiyorum…. Of hocam ben çok mutsuzum…”

Evet değerli anne babalar örnek yaşantımız bu. Öğrencimiz, mutlu olmayı başarısına bağlıyor. Yüksek not alınca anne babası tarafından sevileceğini, sevilince de mutlu olacağını ifade ediyor.

Bazı anne babalar, maalesef, hep yüksek başarısı beklentisi, hep kazanma beklentisi içindeler. Çocuklarının küçük düşüşleri onlar için kabullenilemez bir durumdur.

Anne babaların bu yüksek başarısı beklentisi bazı çocuklarda başarısızlığa sebep olmaktadır. Dahası, bazı çocuklarda psikolojik tahribata sebep olmaktadır.

Fen lisesi öğrencisi sınavda 100 aldığını öğreniyor; dersten çıktıktan sonra yedi katlı binanın dördüncü katında kendisi aşağı atıp maalesef ölüyor… Ve not: “100 alsam da sizin için yeterli olmuyor ki…”

Çocukların ve gençlerin fizyolojik yapısı, duygusal dünyası düşünülmeden, sadece başarı beklentisi, bir robot misali yaklaşım… Ne kadar yanlış.

Bu tespitlerden sonra siz anne babalara bazı kısa tavsiyelerde bulunmak istiyorum:

Çocuğun içinde bulunduğu yaş döneminin özelliklerini ve bu yaş döneminin çocuk üzerindeki etkisini öğreniniz.

Çocuğunuzun başarısı ve geleceği konusundaki kaygılarınız çocuğa olumsuz yansır. Öncelikle bu kaygılarınız azaltın.

Çocuğunuzla sık sık sohbet edin, onu rahatlatın. Konuşmalarınız, yalnızca ders çalışma, notlar, başarı konularında olmamalıdır.

Onlarla konuşmalarınızda önce olumlu yönlerini, başarılarını konuşun, başarılarını ödüllendirin. Başarısız olunca sakın onları cezalandırmayın; başarısızlığın nedenlerini birlikte bulmaya çalışın.

Onları aşan yüksek hedefler koymayın. Onların yeteneklerini dikkate alarak hedeflerinde yardımcı olun.

Çocuğunuza güvendiğinizi sık sık ifade edin.

Sizin zamanında yapamadıklarınız çocuklarınızdan beklemeniz gerçekçi olmayabilir: “Ben fen lisesine gidemedim o gitsin”, “Ben doktor olamadım o olsun” … gibi

Çocuğunuza olan sevginizin onların başarılarına bağlı olduğu yanlışı asla ortaya çıkmamalı; sizin yaklaşımınızdan dolayı çocuk asla böyle düşünmemeli. Başarısız da olsa onu sevdiğinizi sık sık söz ve davranışlarınızla ifade edin.

“Başarılı olursam, sevilirim” düşüncesine sakın sebep olmayın.


Eşref Bolukçu

Psikolojik Danışman

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ